E-mail:
Şifre:
Beni hatırla
» Üye Ol » Şifremi Unuttum
• Tüm Üyeler
• Kitaplar
• Tüm Şiirler
• Tüm Yazılar
 
Online üyeleri görmeniz için
üye olmalısınız.

Şuan 0 üye online


• zeneger
• bdehmen
• murtaza
 
Nerede:
Neyi:
 
 
Kürsüde yazılanları görmek için
üye olmalısınız.

» ŞİİR OKYANUSU
» SUNSET PANSİYON AVŞA
» Ayşe EGESOY
» Nihat BEHRAM
» Yurdagül ÖZAY
» Edebiyat Defteri
» Serdar SAMANCIOĞLU
» Fotoğraf Defteri
» Mahzuni Şerif
» Sema Şehnaz YADİGÂR
» BALKAYA CAM SANAYİ







… sevinç atan
… Mehmet Kuvvet
… necdetatal
… yukaibrahim
 

 
 
  Melih Yılmaz




GECELEYİN

Korna sesiyle kendinden geçtiği koltuktan doğruldu; karşısındaki televizyonda baldır bacak bir hatun her tarafını kıvıra kıvıra şarkı söylüyordu. Arabanın yanına gitti uykulu uykulu; orada da televizyondakini aratmayan bir gürültü vardı. Depo anahtarını alırken “Süper mi kurşunsuz mu?” diye sordu. Arabadaki adamın gözleri kaymıştı. Eliyle ‘fark etmez’ işareti yaptıysa da yanındaki, ağzını yayıp ‘p’yi ikilleştirerek “Süpper, süpper” dedi. Bu kez elinde pompa olduğu halde “Kaç liralık?” diye sordu. İkiden biri “Doldur!” diye yanıtladı.

            Gecenin kör bir vaktinde sarhoşlardan başka kim uğrardı ki bu köy çıkışlı ilçenin petrolüne?

            Tanıyor muydu acaba bunları? Plaka yerliydi.

            Biri tuvalete gitti; öteki kıçını otomobile yaslayarak bir eli cebinde diğer elinde bira şişesi, parmak arasında sigarasıyla gözlerini karşıdaki polis karakoluna dikti;  kapının önüne ara sıra çıkan nöbetçi ortalıkta görünmüyordu.

            Tuvaletteki,  arabanın yanına gelmişti ki pompa durdu. “Abi...” diye başlayan cümlesinde benzinin tutarını söyledi. Arabaya yaslanmış olan oralı bile olmadı; zaten sırtı dönüktü. Tuvaletten gelen “Tamam, sonra veririz?” dedi.  Pompacı, ‘Çattık belaya’, der gibi başını sağa sola çevirdi:

            “Abi nasıl olur? Ben burada çalışıyorum, patron kimseye veresiye verme dedi. Sizi de tanımıyorum.”

            “Kes ulan!” dedi sallanarak müşteri.

            “Ver ulan parayı!” dedi pompacı, bir an çaresizlikten ne yapacağını bilemeyerek.

            “Ver ulan anahtarı” dedi müşteri ve elinden almaya çalıştı. Öteki hala kıçı arabada, ara sıra şişeyi tepesine dikiyordu. Anahtarı alamayınca açık camdan arabanın torpidosuna uzandı ve bir bıçak çıkardı. Bu sırada karakola gözlerini diken, dönüp baktı.

            Pompacı, bu iki sarhoşla başa çıkıp çıkamayacağını düşündü. Sonra yarın patrona ne diyecekti? ‘Sarhoşlardı abi, baş edemedim’ deyip plakayı verse, patron demez miydi ‘Karşıda karakol dururken...’  Ondan sonra da gelsin para çalıyorsun suçlamaları, ücretinden kesmeler...

            “Kavga etmek istemiyorum, bak karşıda karakol var. Benim değil burası, aylıkla çalışıyorum...” gibi daha birçok söz etti.

            “Kıvırtma lan!” dedi elinde bıçak olan “...hem, ver o cebindeki paraları da.”

            Yanına yaklaştı pompacının ve aniden bacak arasına bir tekme savurdu. Pompacı iki büklüm öne doğru kıvrılmışken karşısındaki adamın karnına tos vurmaya çalıştı. İşte o anda elindeki bıçağı pompacının yüzüne sapladı müşteri. Korkunç bir çığlıkla birlikte “Polis abiiiii, kurtar!” diye haykırdı pompacı; gözünü tutuyordu. Karnına saplandı ikinci; bir eli gözünde, diğeri karnında iki büklüm oldu, diz üstü çöktü. Beriki ver ha bıçak sallıyordu,  “Bana kafa atmak ha!...” diyerek.

            “Abi, yeter!” diye omuzundan tuttu arkadaşı şefkatli bir sesle; parmaklarının arasında sigara vardı ve gözleri kan çanağına dönmüştü. Sonra ekledi:

“Anahtarı aldım, bin arabaya, hadi gidelim.”

                                                           

Diğer Köşe Yazıları
 
 

Radyo Hasat Popüler Turizm Tekstil Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin Yayın Organıdır.
Powered by Dizaynist